Bedirhan Gökçe Radyo Kayıtları

www.bedirhangokce.turkblog.com ile ortak site...

Mırıldandıklarım - Murathan Mungan / Bedirhan Gökçe Radyo Kayıtl


Kırdın mı incittin mi birilerini
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hala sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey
O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan...
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
'içtenliğin' yada 'dünya görüşünün' kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar
Hala bir umut var mıdır
Çikmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz
Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
senin ve benim , yani bizim için...

 
Murathan Mungan

Bedirhan Gökçe'nin Sesinden Dinle

35 Yaş Şiiri /Bedirhan Gökçe Radyo Kayıtları


Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.


Cahit Sıtkı Tarancı
Bedirhan Gökçe'nin Sesinden Dinle

Anladım - Can Yücel /Bedirhan Gökçe Radyo Kayıtları


Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Can YüceL

Bedirhan Gökçe'nin Sesinden Dinle

Beşevler / 16 Eylül Radyo Kaydı


Bedirhan Gökçe radyo programında Beşevler adlı şiiri okudu.Dinlemenizi tavsiye ederim.

Ben 80’de Çocukken /Bedirhan Gökçe www.haberkusagi.com'


Ne çabuk geçiyor zaman…
Suskun bir düş gibi eski yıllar…
Yoksul ve isimsiz çukulataların tadında kaldı çocukluğum,
Dişlerimin arasında biraz kum sanki,
Damağımda bol şeker tadı…
Arap sakızı ilişirken gözüme,
Masalımda, yardım çağıran bir prenses,
Yapışıvermiş, ters çevrilmiş bir fincanın köşesine
Annem;
“Söndür ışıkları” diyor!
Yaşamak,
Çocukluğumun ülkesinde biraz tasarrufa düşüyor,
Ve babam geliyor, işte o an
Yamaçlarına tutunmaktan çekindiğim
İçeri bir dağ giriyor…

Ben kendimim…
Anam kendi, babam kendi, abim ablalarım,
Biraz karıncalı ve bir o kadar siyah beyaz televizyonda,
Benim gibi mutlu benim gibi mutsuz
Heidi’yle Safinaz’ım!..
 
  “Birazdan ajans başlayacak, izleyelim mi baba!”
  “Boş ver” diyor babam,
  “Boş ver, darbeler var dışarıda!”
Annem yazıklanıyor…
  “Ne olacak bu memleketin hali, bey?” sözü
Daha tüm memlekette yeni yeni dilleniyor
Ya içeride…
Kız, erkek…
Ağzı süt kokan ülkeyi kurtarmaya çalışıyor
Daha süt dişi çıkmamış ülkü ve devrim çocukları,
Durmadan duvarlara bir şeyler karalıyor.
 
Sofra altı seriliyor, eski bir Kars halısı üstüne,
Üzerine bir kasnak, üzerine bir sini,
Ve sonra anamın elleriyle pişmiş
Yoksul kuru fasulye tenceresi,
Paylaşıp, mis kokulu bir çarşı ekmeğini
Yiyoruz zenginden zengin kuru yemeğimizi

Çocukken, karın duyurmak ne güzeldi,  
Ne güzeldi çocukken leblebi tozu, horoz ve elma şekeri,
Üşümek;
Bir yanım ısınırken soba başında,
Tek lüksümüz olanlarda lüks lamba ve
Bir de gaz lambasıydı…
Parmaklarımın gücüyle tavşan kulağı duvarda
Sonra tuvalete gitmek o karanlıkta
Hem de korkuyla,
Yine de ne güzeldi…
Ve vakit, nedense o zaman, daha da yavaş geçerdi!..
 
Dedem vardı o zaman anneannem mesela,
Kaydı, çocukluğumun parlayan yıldızları
Silik bir hatıra şimdi bir çivinin ucunda
Duvardaki çifteyle dedemin fotoğrafı…

-----------------------------
* Şiir Dinletileri ve Organizasyonlar İçin Menajer Hattı: 0 536 629 34 34 & 0 505 525 74 74
* Hafta içi her gün 23:00-01:00 arasında, BEDİRHAN GÖKÇE İLE ÜÇÜNCÜ SAYFA KralFM'de
 

<<Önceki Sayfa |1/ 13|

Reklam













bedirhan gökçe kayıtları bedirhan gökçe radyo kayıtları bedirhan gökçe şiirleri bedirhan gökçe videoları sesli şiirler www.haberkusagi.com haber kuşağı denemeler yazılar şiirler haftalık yazılar kral fm programları bedirhan gökçe ile üçüncü sayfa en güncel bedirhan gökçe radyo kayıtları sitesi fan blog indir izle download yasal içerik izinli